
İhaneti Gördüm
Türk yakın tarihini anlamak için o dönemi yaşayanların anılarını objektif bir şekilde yazmaları gerekir. Askerler, siyasiler, üst düzey bürokratlar başından geçenleri genç kuşaklara aktarırsa gelecekteki yaşanması muhtemel sorunların önüne geçilebilir.
Ülkemizde başından geçenleri objektif bir şekilde anlatan ve yazanlardan biri de emekli albay Erdal Sarızeybek'tir. Bir önceki kitabı "Ya Gazi Paşa Duyarsa" ile tüm şimşekleri üzerine çeken ve yazılamayanları yazan Sarızeybek bu kez ihaneti sorguluyor.
PKK terör örgütünün 1980'lerden günümüze kadar sarmaşık gibi nasıl boy attığını ve ona bilmeden (!) de olsa yardım eden siyasi, askeri tüm yetkilileri mercek altına alıyor. Turgut Özal'dan Tayyip Erdoğan'a, askeri bürokrasiden diğer yetkililere bu sürece dahil olmuş herkes Sarızeybek'in kaleminden nasibini alıyor.
Kitabın bir diğer çekici noktası da Cem Ersever olayı. Ersever'i eroin işine kimlerin soktuğu, kimler tarafından öldürüldüğü, Doğu Anadolu'daki rantın nasıl ve kimler tarafından bölüşüldüğü ve kaçakçılık faaliyetlerinin nasıl organize edildiği kitapta ayrıntılı bir şekilde anlatılmış.
"İhaneti Gördüm" yakın tarihin kirli sayfalarını gösteren, PKK olgusunun perde arkasındaki isimleri yansıtan, bu ülkeye ihanet edenleri resmeden çarpıcı bir çalışma.
İLK SÖZLER
Bu kitap, bir ihanetin öyküsüdür, yazılanlar yaşanmıştır.
Bu kitap, giden canlarımızın hesabını sorabilmek umuduyla yazılmıştır.
Bu kitap, terörün bir oyun olduğunu, içinde para olduğunu, ihanet olduğunu, yönetenlerin bunu bildiğini ama bilmezden ve de görmezden geldiğini anlatır.
İçimizde bir feryat var, acı bir haykırış, anlatıyoruz ama aldırış ettikleri yok. Sanıyorlar ki, bu hesap sorulmaz! Bu böyle sürüp gitmez, gidemez, gitmeyecek, göremiyorlar bunu, anlayamıyorlar ya da istemiyorlar. Bizi saf sanıyorlar, vur ensesine al lokmasını, cinsinden ama aldanıyorlar, farkında değiller! Sanıyorlar ki, biz görmüyoruz, anlamıyoruz. Sanıyorlar ki, para kaynakları kesildiği ve arşivlerine el konulduğu zaman, örgütün hareket edemeyeceğini biz bilmiyoruz. Soralım o zaman; Öcalan 99’da teslim alındı, sorgulandı, peki, hani örgütün kasası? Yok. Neden? Korkuyorlar; biliyoruz ki bu kasa ortaya çıkarsa, kimin PKK’yı beslediği ortaya çıkacak, ondan korkuyorlar, istemiyorlar bilinsin. Peki, hani PKK’nın arşivleri? Yok. Neden? Biliyoruz ki bu arşivler ortaya çıkarsa, kimin PKK’lı olduğu ortaya çıkacak, kimlerin desteklediği ortaya çıkacak, ondan korkuyorlar, bunu da istemiyorlar bilinsin. Kolay değil tabi, otuz yıldır yaşayan bir örgüt bu; kimler gelmiş kimler geçmiş, kimler PKK’ya destek vermiş, kimler siyasi işbirliği yapmış, kimler beslemiş, kimin kızı gitmiş örgüte kimin oğlu, istemiyorlar ortaya çıksın tüm bunlar. İstemedikleri için zaten bu terör bitmiyor.
Sizin için yazdım bu kitabı, gerçeği bilmeniz için.
Birinci bölümde, muhtıraya neden olan PKK’nın yapısını farklı bir bakışla anlattım, dağdaki militanı, coğrafyası ve finansmanı ile. Kahrolsun PKK çığlıkları ile PKK kahrolmuyor, Şehitler ölmez, demekle de giden geri gelmiyor, artık bunu göresiniz istedim.
PKK’nın Eruh ve Şemdinli baskınlarından Ekim 92 harekatına kadar hep Özal iktidardaydı. Suriye besledi Özal seyretti. Bu 10 yıllık iktidar dönemini yaşadım. İkinci bölümde bu dönemi yazdım. PKK’nın bize, Özal’dan miras kaldığını göresiniz istedim. Özal bu; Büyük Orta Doğu Projesi’nin birinci eş başkanı, terörle ilk ateşkesin mimarı, Barzani ve Talabani’yi adam yapan adam.
Üçüncü bölümü, bu oyuna seyirci kalmayacağını kesin bir dille ifade eden Genel Kurmay’ın 12 Nisan açıklamasına ayırdım. Aslında bu bir açıklama değil, bu bir muhtıra, Başbakan’a verilmiş bir muhtıra ama anlayana. Tayyip Bey, arif olmalarına karşın muhatabın kendileri olduğunu anlamazdan geliyor. Tayyip bu; sanki Özal’ın siyasi oğlu, O’nun yarım bıraktığı işi bitirmek için seçilmiş, Büyük Orta Doğu Projesinin ikinci eş başkanı, Barzani ve Talabani’nin son umudu.
Kitabın son bölümünde ise, her zaman ki gibi biz varız; ihanete uğramış, acı çeken, can veren biz, gelecekten endişeli, yorgun ama asla çaresiz değil.
PKK bir oyundur, içinde para var, siyaset var, ihanet var. Ama artık bu bitmeli. Bu oyun bozulmalı. Siz yapacaksınız bunu. Ben ihaneti gördüm ve yazdım. Hainler kim, siz bulacaksınız. Belki başarır, onlara fırsat vermezsiniz.

Giriş
Kayıt ol
Yardım



Çoklu Alıntı






