IPB

Hoşgeldiniz Giriş · Kayıt Ol


 
> Ahmet Er | Dava
Beğeni 5 V
Ahmet K.
mesaj 19.03.2008, 13:40
İleti #1


...

Grup Simge
İleti: 215
Konu: 55
Katılım: 22-02 08
Nereden: İSTANBUL
Üye No: 17.224

FYL Bilgileri
FYL: 180.227
Dolabını Karıştır
FYL Yolla




DAVA


Arkadaşlar,
Bu dava basit bir parti kapatma davası değildir!
Demokrat Parti de % 50 oy almış ve Cumhuriyetin temel niteliklerini bozan,dayatmacı,şımarık,anti-demokratik eylemlerle devleti zorlamış ve Türkiye'nin ilerlemesini yavaşlatmıştı.

Biraz fazla oy alan her siyasi parti hep aynı şeyi yapmıştı; örnek :Anavatan+Özal

Devletin milli görüş ve siyasetinde yapılan ani değişiklikler, bu ülkenin mevzi kaybetmesine, tavizler vermesine,haklarının yok olmasına neden olmuştur.
Kenan EVREN'in şahsi ahbap-çavuş ilişkileriyle Yunanistan'ın NATO'ya dönüşüne taviz almadan izin vermesi, Kıbrıs Rum Kesiminin Türkiye'nin de dahil olmadığı bir örgüte girmemesi gerekirken AB'ye girmesine izin verilmesi, Oniki Adalar'ın önce İtalyan'lar sonra Almanlar ve İngilizler tarafından teklif edilmesine rağmen İsmet İNÖNÜ tarafından reddedilmesi gibi örnekler çoktur.

Atatürk "Yurtta Sulh Cihanda Sulh" demiş ama, "Türk Bayrağının bir ay dalgalandığı her yerde bu devletin iddiası vardır" da demiştir.

Biz Suriye'nin,Yunanistan'ın,Ermenistan'ın taleplerini bertaraf etmeye çalışacağımıza bu yerleri en az 300 YIL elinde tutan bir millet olarak onlardan toprak istemeliyiz.

K.Irak'ın Misak-ı Milli sınırları olduğunu bilmiyormuyuz
? Gerektiğinde K.Irak ezelden beri Türk toprağıdır, diğer devletler tarafından tanınan meşru Irak, başta ABD tarafından işgal edildiğinden fiilen ortadan kalkmıştır ve zaten Türk çoğunluğun da yaşadığı bir yer olması nedeniyle ben burayı Türk toprağı sayıyorum ve istediğim an operasyon dahil herşeyi yaparım demek gerekir.Oysa bunu diyeceğimize adam kalkıyor: "Diyarbakır'da da hakkımız vardır" diyor!

Kim kimin torağında hak iddia ediyor?

Artık uyanalım, beyler, bayanlar, dış ve iç güçlerin bu gerçekleri saklayarak habire başka başka iddia ve tertiplerinden silkinerek hakkımızı isteyelim, bırakın onlar ellerindekinin koybolmamasına çalışsınlar.

Napolyon,Hitler neden Rusya'yı tam anlamıyla feth edemedi?

En önemli etken uzayan ikmal yolları nedeniyle anavatandan uzakta lojistik olanaklarının kısıtlanmasıdır.
Şu anda Irak'ı işgal eden ve kontrol edemeyen sahte süpergüç ABD hergün orada kan kaybederken şu anda bu koşullarda Bu Türk Ordusuyla baş edemez, imparatorluğunun yıkılışının başlangıcı olur bu.

Bazıları ya Türkiye'ye ne olur diyebilir
.

Ortadoğu petrollerinin en önemli kaynağını eline geçiren,orada soydaşları olan,tarihten gelen hakkını kullanan Türkiye'ye,enerjiye aşırı bağımlı ülkeler, uzun süre enerjisiz kalamıyacağı için seve seve bir şey diyemiyeceklerdir!

ABD ve hatta Japonya neden Irak'a asker gönderdi?

Petrol bağımlısı ülkeler olarak kesintinin olmaması için,Saddam petrolü kesmekle tehdit etti çünkü.Petrole ve dolayısıyla refaha kavuşan Türkiye ve içinde yaşayan bütün etnik unsurlar refah içinde yaşayacağı için ne ayrı devlet isterler, ne teröre bulaşırlar,ne de dış güçlerin kışkırtmalarına kanarlar.

Hiç kimsenin önünde reverans yapmayan ama Suudi Kralı önünde reverans yapan eski İngiliz Başbakanı Thatcher gibi T.C.Cumhurbaşkanı'na reverans da yaparlar hatta çiftetelli bile oynarlar!

O yüzden demem o ki; henüz Türkiye'deki basın, akademisyen, siyasetçilerin bile öğrenemediği anayasayı ABD'de görüşe açan bir parti derhal kapatılmalıdır!
Bunun demokrasiyle filan alakası yok;Hitler ve partisi de % 90 üzeri oy almıştı ancak şu an bütün anti-demokratik siyaset uygulamalarına kötü örnek olarak olarak gösterilmektedir.O yüzden istersen % 97,5 oy al Cumhuriyet'in temel niteliklerine karşı tavırlar içindeysen kapatılırsın.

Bu Cumhuriyetin kuruluşunda da bir sürü isyan,kışkırtma,engelleme oldu,
o zaman Atatürk'ün en yakın silah arkadaşları dahi Cumhuriyete karşı çıktılar ama demokrasi geldi ve zar zor kuruldu, onu zorla değiştirmeye kalkanlar da zorla indirildiler ve indirileceklerdir." Ama ihtimal ki bazı kafalar da kesilecektir"

Bu Cumhuriyet Atatürk ve arkadaşları ve onu seven çoğunluk halk tarafından kurulmuştur.
Bu gün de onu ve ilkelerini , onu takip edenleri sevmeyenler olabilir; ama bu Cumhuriyet bizim, isterseniz % 88,5 olun bizim...

İstemiyorsanız, beğenmeyen tarikat şeyhlerinin yaptığı gibi,halkını hiçe sayan İran Şahı gibi ABD'ye gidersiniz. Ordan da buraya sallarsınız,hem orası daha müreffeh, daha demokratik!



Ahmet ER
Go to the top of the page
 
+Quote Post
mesaj 19.03.2008, 13:40
İleti #


Daha iyi hizmet için sitemize destek olabilirsiniz!







FYL Bilgileri

FYL Yolla




Muhabbet.org - Arkadaşlıkların başladığı nokta..

Kore Savaşları
Kore Kahramanlarının Web Sitesi korekahramanlari.org
Erdal Sarızeybek
Emekli Albay Erdal Sarızeybek Sorularınızı Cevaplıyor erdalsarizeybek.com.tr
Go to the top of the page
 
Quote Post
sedatonar
mesaj 19.03.2008, 19:27
İleti #2


...

Grup Simge
İleti: 594
Konu: 405
Katılım: 18-01 08
Nereden: Emekli
Üye No: 15.179

FYL Bilgileri
FYL: 336.681
Dolabını Karıştır
FYL Yolla


Sayın Ahmet Er,

Şayet AKP kapatıldı, adamlar yeni bir parti kurup aynı siyasi açılımlarına devam etmeyecekler mi? Bu sefer kuracakları partinin adı BKP olur. O'nu kapat CKP olur. Velhasıl parti kapatmakla Cumhuriyetin ilkelerine bağlılığı garanti altına alamazsın. Ama mevcut yasalara karşı en ufak bir taviz vermeden suç işleyen siyasetçiler hakkında anında yasal işlem yaparsan, ne rejim tehlikeye girer, ne de Cumhuriyetin temel değerlerine karşı hareket eden siyasetçi bulabilirsin. Ayrıca, adamların iktidara ulaşmak için ev-ev, semt-semt gayret gösterdiği, hastalananın evine geçmiş olsuna, ölenin evine başsağlığına gittikleri bir ortamda biz aynısını yapamazsak, başarıya ulaşamayız. Kapatma konusunu bir kez daha düşünün derim. İspanya Henri Batassuna'yı kapatmadı ama içinde İspanya anayasal düzenine aykırı fiilleri tespit edilen parti yöneticilerine geçen yıllarda 7,5 ar yıl hapis verdi. Selamlar.

Go to the top of the page
 
+Quote Post
Eren Yıldız
mesaj 19.03.2008, 19:38
İleti #3


...

Grup Simge
İleti: 43
Konu: 0
Katılım: 05-02 08
Üye No: 15.985

FYL Bilgileri
FYL: 1.581
Dolabını Karıştır
FYL Yolla


Sayın Sedat beyin yorumuna aynen katılıyorum. Yasalar yeniden düzenlenmeli, devlete karşı suç işleyenlerin cezası ağırlaştırılmalı. Ama şunu sorararım size, 301. maddenin kaldırılmasının gündemde olduğu, daha çok özgürlük daha çok serbestlik dendiği bu dönemde Akp'nin bu yasaları kendi lehine göre düzenlemeyeceğini savunabilir misiniz? Veya diyeyim ki Akp, bunları yapar mı?
Bunu yapmayacağına göre, yasalar mevcut siyasi partilerin ne durumda kapatılması gerektiğini belirlemiş ona göre de bu durumda kapatılması gerekiyor.
Dokunulmazlıklar kaldırılsa bile bu parti kapatmalara gerek kalmaz bence.

Sayın Ahmet Er'in

Oniki Adalar'ın önce İtalyan'lar sonra Almanlar ve İngilizler tarafından teklif edilmesine rağmen İsmet İNÖNÜ tarafından reddedilmesi gibi


Makelesinde geçen yukarıdaki bölümü açmasını ica ediyorum. İnönü nasıl teklif edilmesine rağmen bu adaları reddetmiştir? İlk kez duyuyorum.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Ahmet K.
mesaj 21.03.2008, 12:36
İleti #4


...

Grup Simge
İleti: 215
Konu: 55
Katılım: 22-02 08
Nereden: İSTANBUL
Üye No: 17.224

FYL Bilgileri
FYL: 180.227
Dolabını Karıştır
FYL Yolla


QUOTE(Eren Yıldız @ 19.03.2008, 19:38) *
Sayın Sedat beyin yorumuna aynen katılıyorum. Yasalar yeniden düzenlenmeli, devlete karşı suç işleyenlerin cezası ağırlaştırılmalı. Ama şunu sorararım size, 301. maddenin kaldırılmasının gündemde olduğu, daha çok özgürlük daha çok serbestlik dendiği bu dönemde Akp'nin bu yasaları kendi lehine göre düzenlemeyeceğini savunabilir misiniz? Veya diyeyim ki Akp, bunları yapar mı?
Bunu yapmayacağına göre, yasalar mevcut siyasi partilerin ne durumda kapatılması gerektiğini belirlemiş ona göre de bu durumda kapatılması gerekiyor.
Dokunulmazlıklar kaldırılsa bile bu parti kapatmalara gerek kalmaz bence.

Sayın Ahmet Er'in

Oniki Adalar'ın önce İtalyan'lar sonra Almanlar ve İngilizler tarafından teklif edilmesine rağmen İsmet İNÖNÜ tarafından reddedilmesi gibi


Makelesinde geçen yukarıdaki bölümü açmasını ica ediyorum. İnönü nasıl teklif edilmesine rağmen bu adaları reddetmiştir? İlk kez duyuyorum.

Sayın Eren YILDIZ,
2.Dünya Savaşı esnasında çeşitli cephelerde savaşan Almanlar asker açısından sıkıntıya düşünce işgal altında bulundurduğu Adalardan asker çekerek diğer cephelere göndermek istedi,önce bunu Türkiye'nin kendi yanında savaşa girmesi için koz olarak kullanarak,sonra daha da zora girince en azından düşmanlarının eline geçmeyip tarafsız birisinin elinde bulunsun diye gene Türkiye'ye şartsız olarak o zamanki Alman Büyükelçisi eski Başbakanları Von Papen vasıtasıyla teklif ettiler.
Daha sonra,İngilizler Kahire'de,Adana'da yapılan Churcill-İnönü görüşmelerinde,Türkiye'nin kendi yanlarında savaşa girmesi için "savaş sonrası size veririz" diyerek koz olarak teklif ettiler.
Ve hatta 1947 yılında Adalar'la ilgili olarak toplanan Uluslararası Konferansa İnönü temsilci dahi göndermemiştir,en azından o konferansta Türkiye temsil edilip bizim de hakkımız var denseydi,şimdi elimizde bir tez olurdu.Oysa ki Yunanlılar Turgut Reis'in dibindeki Kardak için "benim" diyor.
2.Dünya Savaşı ile ilgili yayınları okursanız,bunları görebilirsiniz,hatta bu konuda yazılmış bir sürü yayın da vardır.
İsterseniz sizin için bir araştırma yapıp gönderebilirim.Yorumunuz için de teşekkür ederim.
Ahmet ER
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Ahmet K.
mesaj 21.03.2008, 12:55
İleti #5


...

Grup Simge
İleti: 215
Konu: 55
Katılım: 22-02 08
Nereden: İSTANBUL
Üye No: 17.224

FYL Bilgileri
FYL: 180.227
Dolabını Karıştır
FYL Yolla


QUOTE(sedatonar @ 19.03.2008, 19:27) *
Sayın Ahmet Er,

Şayet AKP kapatıldı, adamlar yeni bir parti kurup aynı siyasi açılımlarına devam etmeyecekler mi? Bu sefer kuracakları partinin adı BKP olur. O'nu kapat CKP olur. Velhasıl parti kapatmakla Cumhuriyetin ilkelerine bağlılığı garanti altına alamazsın. Ama mevcut yasalara karşı en ufak bir taviz vermeden suç işleyen siyasetçiler hakkında anında yasal işlem yaparsan, ne rejim tehlikeye girer, ne de Cumhuriyetin temel değerlerine karşı hareket eden siyasetçi bulabilirsin. Ayrıca, adamların iktidara ulaşmak için ev-ev, semt-semt gayret gösterdiği, hastalananın evine geçmiş olsuna, ölenin evine başsağlığına gittikleri bir ortamda biz aynısını yapamazsak, başarıya ulaşamayız. Kapatma konusunu bir kez daha düşünün derim. İspanya Henri Batassuna'yı kapatmadı ama içinde İspanya anayasal düzenine aykırı fiilleri tespit edilen parti yöneticilerine geçen yıllarda 7,5 ar yıl hapis verdi. Selamlar.


Sayın Sedat ONAR;
Bence fazla iyimser düşünerek yazmışsınız...Bir kere orası İspanya,burası Türkiye!Orada siyasetçinin en ufak yolsuzluğu,sözlerinin aksi çıkması durumunda basıyorlar istifayı.Veya halk desteği hemen bitiyor.İspanya'dan örnek:İspanyol Başbakan Irak'a asker göndermeyi savundu,muhalefet tersini savundu,El Kaide orda askeri olan her devleti tehdit etti,Madrid Tren Garında bomba patladı halk desteği hemen düştü.
Bizde bunlar Kıbrıs'ı veriyor,Afganistan'a kendi ülkesinin terörle mücadelesi varken ABD'ye asker gönderme sözü veriyor,emeklinin maaşını kesiyor ve daha birçok yolsuzluk,yalan var ve halk içine çıkamaması gerekenlere destek artıyor!
Siyaset sahnesinden gene aynı yolla terk ettirilen,RP,FP şu anda % 3 bile oy alamıyor,halk bunları da anlayacak ama zamanla...
Saygılarımla.
Go to the top of the page
 
+Quote Post
Ahmet K.
mesaj 21.03.2008, 15:45
İleti #6


...

Grup Simge
İleti: 215
Konu: 55
Katılım: 22-02 08
Nereden: İSTANBUL
Üye No: 17.224

FYL Bilgileri
FYL: 180.227
Dolabını Karıştır
FYL Yolla


QUOTE(ahmetk @ 21.03.2008, 12:55) *
Sayın Sedat ONAR;
Bence fazla iyimser düşünerek yazmışsınız...Bir kere orası İspanya,burası Türkiye!Orada siyasetçinin en ufak yolsuzluğu,sözlerinin aksi çıkması durumunda basıyorlar istifayı.Veya halk desteği hemen bitiyor.İspanya'dan örnek:İspanyol Başbakan Irak'a asker göndermeyi savundu,muhalefet tersini savundu,El Kaide orda askeri olan her devleti tehdit etti,Madrid Tren Garında bomba patladı halk desteği hemen düştü.
Bizde bunlar Kıbrıs'ı veriyor,Afganistan'a kendi ülkesinin terörle mücadelesi varken ABD'ye asker gönderme sözü veriyor,emeklinin maaşını kesiyor ve daha birçok yolsuzluk,yalan var ve halk içine çıkamaması gerekenlere destek artıyor!
Siyaset sahnesinden gene aynı yolla terk ettirilen,RP,FP şu anda % 3 bile oy alamıyor,halk bunları da anlayacak ama zamanla...
Saygılarımla.


O şimdi iftiracıKültür Bakanı Ertuğrul Günay’ın “başarı öyküsü”nü Necati Doğru, böyle özetledi : Solcuydu, sağ yumruğunu kaldırdı, iftiracı oldu!..


Sosyal demokrat partinin önde geleniydi. Meydanda, salonda, kahvede, tarlada, bostanda halk yığınları önünde konuşur, sol yumruğunu kaldırır, dinleyenlerini selamlar ve sadece gerçekleri haykırırdı.
Eski partisinde; “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir” diyordu, yeni partisinde; “Hayatta en hakiki mürşit dindir” demeye başladı.
Hitabeti yüksekti.
İnandırıcı konuşurdu.
Kültür Bakanı yaptılar.
Sağ yumruğunu kaldırdı.
İftiracı, müfteri, oldu.
Başsavcı’nın; generalleri darbe yapmaya özendirmek, demokrasiyi ortadan kaldırmak, faşizmi getirmek, Türkiye’yi Avrupa Birliği yolunda gitmekten caydırmak için öldürmeler, bombalamalar dahil her türlü karışıklığı çıkartmak için kurulduğu iddia edilen Ergenekon adlı örgütle irtibatlı olduğunu söylüyor.
Eski solcu.
Yeni sağcı.
“Sol yumruk göstermenin gericilik” olduğunu anlayıp, “sağ yumruk kaldırmanın ilericilik” olduğunu 50 yaşından sonra keşfeden Ertuğrul Günay, kendisini Kültür Bakanı yapan iktidar partisine kapatma davası açan Başsavcı’yı adres göstererek; “...yönlendirildi belki de... Dava açmak konusunda zorlandı...” (19 Mart tarihli Zaman Gazetesi) diyebiliyor.
Kim yönlendirdi savcıyı?
Ergenekoncular.
Kim bu Ergenekoncular, kaç kişiler? Nerelere, nasıl nüfuz etmişler? Belgeniz var mı? Belgesi yok: Yakalanan 3 öğretim üyesi, 3 emekli asker, 1 avukat, 2 gazeteci, 1 Ortodoks Patrikhane sözcüsü, iki-üç beylik tabanca, birkaç kelek bomba... Ortada bir iddianame bile yok... Bu yakalananlar suçlu mu değil mi, henüz netleşmemiş... Fakat Kültür Bakanı; “Savcıya Ergenekon nüfuz etmiş olabilir” diye belgesiz, kanıtsız, omurgasız iddia ediyor.
Kara çalıyor.
Suç yüklüyor.
Solcuydu!
Sol yumruk gösteriyordu.
Sağ partiye döndü.
Sağ yumruk kaldırdı.
İftiracı oldu.
Kültür Bakanı’nın “solculuktan iftiracılığa yükselen bu başarı öyküsü” bana hüzün veriyor! Sizde nasıl bir duygu kabarmasına sebep oluyor?
* Necati Doğru / Vatan

+++++


Cici savcı
“Ucu nereye varırsa varsın, bedelini ödemesi gereken kim olursa olsun, ödeteceğiz! Bizzat takip edeceğim... Üstüne gitmeye kararlıyız... Artık ülkemizde hukuk dışında hiçbir hareket tarzına tahammülümüz yok!”
Kime ait bu laf?
Başbakan’a.
“Açık söylüyorum... Sakın, kimse bu soruşturmayı engellemeye çalışmasın... Bunu deneyen, gider!”
Bu laf kime ait?
Abdullah Gül’e.
“Savcı, hepimizin savunduğu yargı bağımsızlığı çerçevesinde soruşturmasını tamamlayıp, iddianamesini hazırlamıştır. Bu konuda bizim bir şey söylememiz mümkün değildir... Hepimizin yargıya güvenmesi lazım.”
Bu kimin?
Cemil Çiçek’in.

* *

Ne zaman dediler bunları?
Savcı, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Büyükanıt’ı “çete” kurmaktan yargılayıp, içeri tıkmak istediği zaman!

* *

Genelkurmay Başkanı’nı abuk sabuk dedikodularla içeri tıkmak isteyen savcı, cici savcı... AKP’yi kapı gibi belgelerle kapatmak isteyen savcı, çirkin savcı!

* * *

Valla, kendim yazıyorum diye söylemiyorum ama, güzel yazı oldu galiba... Elime sağlık yani.
* Yılmaz Özdil / Hürriyet



+++++



Pişman olursunuz
SİZ sonuçta görevini yapan bir “Başsavcı” için, “Abdurrahman! Zararı öde” diye yakışıksız başlıklar atarsanız...
Siz, tek suçu bir “iddianame” hazırlamak olan “Başsavcı” için, “Laik oligarşinin adamı” diye nitelemelerde bulunursanız...
Siz, “iddianame hazırlamak” ile “ekonomik kriz çıkarmak” arasında sarsılmaz bir bağ kurup “Başsavcı” yı hedef tahtasına oturtursanız...
Siz, “Başsavcı” nın memleketi Şanlıurfa’daki köyünde adamın mahrem hayatına dalarak, ne denli “dinsiz imansız” ve köyüne sahip çıkmayan bir adam olduğunu kanıtlamaya kalkışırsanız...
Siz, hakkınızda “iddianame” hazırlayan “Başsavcı” nın, o makama sızdığını öne sürerseniz...
Siz, hakkınızda “iddianame” hazırlayan “Başsavcı” ile “Ergenekon Çetesi” arasında bağlantı olduğuna dair imalarda bulunursanız...
Siz, hedef haline getirdiğiniz “Başsavcı” için, “Apo ile hemşeri çıktılar” diye bel altı vuruş haberleri yaptırırsanız...

* *

Şöyle bir şey olur:
O pek sevdiğiniz, her defasında sizi acayip kárlı çıkaran, oylarınızın artmasına yol açan...
“Mazlum” ve de “mağdur” imajınızı “Başsavcı” ya armağan etmiş olursunuz...
Bundan “Başsavcı” bir şey kazanmaz ama siz çok şey kaybedersiniz...
Kısacası...
Hem fena halde ayıp ediyorsunuz, hem de bindiğiniz dalı kesiyorsunuz...
* Ahmet Hakan / Hürriyet



+++++


Erbakan hiç böyle yapmadı
Benim dikkat çekmek istediğim, partilerden ziyade Sayın Erbakan’ın bu kapatma dâvâları sırasındaki tavrıdır.
AKP, başbakanından Ertuğrul Günay’ına kadar ilk dakikalardan başlayarak, bir “kendini kaybetme” sürecine girdi. Oysa bir yargı süreci işliyor, buna dikkat etmek lazımdı.
AKP hukuku küçümsüyor. Hukukçuları da. Başsavcının Ocaktaki uyarısına galiba Başbakan:
“Herkes işine baksın” diye cevap vermişti. İşte şimdi hukuk, işine bakıyor. Neden öfkeleniyorsunuz?

* * *

Kapatılma sırasında Erbakan’ın sadece “Savunan Adam” olarak dile getirilen ve saatler süren savunmasını hatırlıyorum. Orda Erbakan, benim için en dikkate değer vasfı olan “öğretmen” lik, “muallimlik” vasfıyla ve büyük bir ağırbaşlılıkla, inandığı dâvâyı heyete anlatmıştı. Bu yüzdendir ki, şimdi Erbakan hâlâ itibarı yerinde bir devlet adamı olarak tanınmakta ve bilinmektedir. O ekip, hepsi, aynı ağırbaşlılıkla, hukuka saygısızlık etmeden, devlet adamlığı vasfının en güzel örneğini sergileyerek ve:
“Çekildik izzet ü ikbal ile Bâb-ı hükümetten” mısrasında dile getirilen bir saygın tavır göstermişlerdi. Bugünküler gibi bağırıp çağırmamış, hemen seçmenlerine koşup şikayet etmemiş, hele hukuka saygısızlığa asla itibar etmemiş, yasayı değiştirmeye ve savcıyı by-pass etmeye kalkışmamış, saygın bir kadroydu o kadro. Bu yüzdendir ki başta söylediğim gibi, imtihanlardan geçe geçe, aynı saygın durumlarını, hatta daha saygın durumlarını, bugüne kadar koruyabilmişlerdi.
Onlar, Türkiye’nin kalkınması ve (belki) kurtarılması gibi, o kadar büyük bir atılımın yarıda kesilmesi demek olan büyük bir yanlışlıkla karşı karşıya kaldıkları halde, kendi seçmenleri dışında kalan halkı: “Onlar, bunlar” diye ikiye ayırmamışlar ve millî irade denilen şeyin, değişken olacağı gerçeğini unutmamışlardı. Bunun ayrıca “hukukî” bir ölçü olmadığını da biliyorlardı. Üstelik o zaman seçimlerde devlet bütçesinden yapılan para ve erzak yardımları da yoktu ve o seçmen bugün de varlığını sürdüren gerçekten millî, anti-emperyalist, bağımsızlıkçı bir seçmendi. O seçmen, bugün çekirdek halinde varlığını muhafaza ediyor ve hatta millîler olarak daha da kalabalıklaştı.

* * *

Avrupa’dan yükselen itiraz sesleri size bir şeyler hatırlatmıyor mu? Adamlar işlerinin yarıda kalabileceğinden korkuyorlar.
* Afet Ilgaz / Milli Gazete



+++++



Aklımıza gelmeyen bir şey...
FARKINDA mısınız; kimsenin aklına AKP’nin yargı önüne çıkıp da aklanacağı gelmiyor.
Bu aklımıza gelmeyen tek şeydir...
Ben hiç “AKP, laikliğe ve cumhuriyet devrimlerine bağlılığını belki kanıtlar” diyeni duymadım.
Yargıtay Başsavcısı’nın soruşturması ve AKP ile ilgili belki bin senaryo yayınlandı medyada.
Bir tek “Mahkemede aklanır” senaryosu yok.
En akla gelmeyecek şey demek ki; AKP yüce mahkemenin önüne çıkıyor ve aklanıyor...
Her şey olası da, bu değil...
Hesapta bir tek bu yok...
Pekiiiii...
AKP niçin parti kapatmayı Anayasa’dan çıkartacak “Mini Anayasa değişikliği” hazırlıyor?
Herkes gibi kendisi de biliyor ki, akla gelmeyecek şeydir çıkıp aklanmak...

* *

İşte bu noktada akıllarına başka türlü-çeşitli aklanma yöntemleri geliyor belli ki.
Misal; Çalışma Bakanı “kanı bozuklardan” söz edip Arınç tabutu gösterirken, sol uçtan sağ uca zıplayarak en uzun siyasi atlama rekoru kıran Kültür Bakanı Ertuğrul Günay, soruşturmayı “Ergenekon” ile ilintiledi ve işte o an sağ yumruğunu havaya kaldırdı.
Bu sırada Başbakan, Çanakkale’de bir top gördü.
“Bu top patladığına göre mermisi de vardır” dedi ve aklına Seyit Onbaşı’nın 215 okkalık top mermisini kaldırdığı geldi.
Az sonraki konuşmasında dedi ki:
“Seyit Onbaşı’ya o mermiyi kaldırma gücü veren imandır. Herhalde buna da -laikliğe aykırı- demezler...”
Böylece soruşturma kapsamındaki “laikliğin” karşısına “imanı” koydu mu?..
Koydu...

* *

Gördüğünüz gibi laf yetiştirmekte her şey akıllarına geliyor; kan bozukluğundan Ergenekon’a, oradan tabuttaki ölüye... Anayasa’yı değiştirmekten Seyit Onbaşı’nın top mermisine kadar.
Ama bir tek şey akıllarına gelmiyor:
Hukukun karşısına çıkıp, laik cumhuriyete zarar vermeyeceklerini kanıtlamak...
Bunu düşünmüyorlar bile...
Çünkü bu kimsenin aklına gelmeyen bir şeydir.
* Bekir Coşkun / Hürriyet


Go to the top of the page
 
+Quote Post
gokmogol
mesaj 22.03.2008, 13:11
İleti #7


...

Grup Simge
İleti: 12
Konu: 1
Katılım: 09-02 08
Üye No: 16.206

FYL Bilgileri
FYL: 5.008
Dolabını Karıştır
FYL Yolla


Ahmet Bey,
Bu konuyu anlayabilecek acaba kaç tane yöneticimiz bu ülkeyi yönetmeye talip oldu? Anlayana davul zurna da anlayan kim anlamak isteyen kim? Bırakalım onlar bu işler yerine kadınlarımızın türbanı ile donu ile uğraşsın. Onların gücü ancak kadına yeter...
Sevgi ve saygılarımla
Go to the top of the page
 
+Quote Post
orkunuk
mesaj 22.03.2008, 16:34
İleti #8


...

Grup Simge
İleti: 1
Konu: 0
Katılım: 22-03 08
Üye No: 19.825

FYL Bilgileri
FYL: 27
Dolabını Karıştır
FYL Yolla


Ahmet Bey kardeşim yazınızdaki her cümleye ve ifadeye katılıyorum. %1 bile olsak Cumhuriyeti korumaya yemin ettik 15 yaşından beri ....

Orkun
Go to the top of the page
 
+Quote Post