IPB

Hoşgeldiniz Giriş · Kayıt Ol

> Sedat Onar | Makale Başlıkları

Gerginlere Pasiflora İyi GelirBölüneceksek, Bölünelim mi?Elveda Rumeli Pişmanlık Pişmaniye DeğildirBu Ülke Türkler İstemedikçe BölünmezBu Hamur Daha Fazla Su KaldırmazOlaylar Kontrolden ÇıkarsaÇıktık Düşük Alınla Bu Yıl da Son “Newroz”danBoyun Eğmeyiz…Bir Tek Ben AlışamadımKuvay-ı ZilliyeNevruz KışkırtmalarıNevrozDinler Arası BiyologMcCain Seçilir mi?Mahmut Şahin Binbaşı’nın ŞehadetiMağduriyetin Yolu Müdüriyete GiderUnited States of Turkey - SonBir Şehit Oğlu’nun İlk GecesiFransız Albayın ÖpücüğüBir Çocuğun Hüzünlü HaykırışlarıUnited States of TurkeyTrene Bakmaya Devam!..Haydi Türk Milleti, Beline KuvvetAltın OranKörler ve Sağırlar Birbirini AğırlarTehlikeli Dönemeç1 Mart Dünya Ölüler GünüSanal ÇuvalSilahsız Kuvvetler HarekatıKüçük BizansŞamar Oğlanı mıyız?El-BelediyyeBaskın BasanındırUlusalcı Terör ÖrgütüKuzuların CazgırlığıAkdeniz (Üniversitesi) AkşamlarıBizler Ne İstiyoruz?Vizyon Sahibi Lidere İhtiyacımız VarMağduriyetin Yolu Müdüriyete GiderKatırlar Tepişirse, Olan Eşeklere OlurSoros’un ÇocuklarıNazım mı, Necip Fazıl mı?Kuzular ve Soroslar’ın CazgırlığıTruva AtıHüzün Doluyor İnsanEv Alma, Komşu AlBeni Kahreden Dağlıca30 Bin Kişinin Katili!Adım Adım KorkaklıkBirlik ve BeraberlikBiz Akıllanmayacağız!Bu Kaçıncı Bahçe Gördüğüm Tarumar?Bu Kadarına da Pes!Emanete Hıyanet Zincirleme ReaksiyonYumurta mı Tavuktan...Rutin İçiKandil’in RövanşıKandil’e Püf De...Komutayı Kim Devralacak?Talimat Çankaya’danTek Derdimiz Sigara Kalmıştı!Yeni Politikalar ÜretmeliyizÇatışmanın Olmadığı CoğrafyaKim, Kimi Kuşatıyor?Babayasa MahkemesiTürban KurbanlarıTürbanlıdan İyi Ev Hanımı OlurEkonomik Krizin Faturası Kiminmiş?3'ncü Viyana KuşatmasıTop GunTaraf Ne Tarafta?Ortak Akıl HareketiAcı Çekmek Müslümanların Kaderi mi?AB, AKP’nin Kapatılmasına Karşıymış…Gerçek Demokrasi… Ama Ne Zaman?Biz Kaç Ortak Akıllıyız?Millet (!) İntihar Bombacısını Anarken…Ergenekon Madımak HattıDemokratlar (!) Bir Türlü Darbe Yaptıramadı • •


 
> Sedat Onar | Beni Kahreden Dağlıca
sedatonar
mesaj 26.05.2008, 11:54
İleti #1


...

Grup Simge
İleti: 479
Konu: 299
Katılım: 18-01 08
Nereden: Emekli
Üye No: 15.179

FYL Bilgileri
FYL: 283.613
Dolabını Karıştır
FYL Yolla




Beni Kahreden Dağlıca


Dağlıca olayı hakkında çok yazdık. Görüşlerimizi kendimizce ortaya koyduk. Dağlıca baskınının hem devlet hem de PKK için bir dönüm noktası olduğunu, ardından Türkiye’nin ABD ile yaptığı 5 Kasım görüşmelerinin de tarihe düşülecek önemli bir not olduğunu söyledik.

Dağlıca baskınında bizim rehin alındı diye bildiğimiz askerlerin aslında kendiliğinden teröristlere teslim olduğu ve 12 askerimizin bu teslim olan askerlerin bıraktığı boşluğa yerleşen teröristlerin açtığı ateş nedeniyle şehit olduğunu basından öğrendik.

Basınımızda son günlerde manşete çıkan “Dağlıca Tabur Komutanı baskın esnasında davetli bulunduğu köy düğünündeymiş, baskın başlayınca talimat verip olayla ilgilenmemiş” başlıklı haber şayet Silahlı Kuvvetlerimizin halk gözünde itibarını sarsmaya yönelik değil ise durum vahim demektir. Sorumlular rütbesi ne olusa olsun tam anlamıyla tespit edilsin ve olayda soru işareti kalmasın. Ancak haber PKK’nın el altından basını yönlendirerek yarattığı asparagas bir haber ise durum daha tehlikeli demektir. O bölgede çocuğu askerlik yapan binlerce ailede de çocuklarının sahipsiz kaldığı endişesi oluşmaya başlar. Bu da görev yapan Mehmetçiğe kadar yansır.

Derdimiz üzüm yemek, bağcıyı dövmek değil. Basınımızda çıkan her habere inanacak halimiz yok. Ama...

Ama demeden de ne kimseyi ne suçlarız, ne de göklere çıkarırız. Hasbelkader o bölgelerde benzer görevlerde bulunmuş biri olarak meselenin çoğu zaman kamuoyuna açıklandığı gibi olmadığını tahmin ediyorum.

Bir: olay gece saat 00:30 sıralarında başlıyor. O sırada Tabur Komutanı’nın köy düğününde olması düşünülemez. Çünkü doğunun o icra köşesinde ve bu mevsimde hiçbir köy düğünü gece bu saate kadar sürmez. Gerçi Tabur Komutanımız çok daha erken saatlerde termal kamera başında terörist görüntülerini aldığını, ardından obüs ve havan atışı yaptırdığını kendisi ifade ediyor. Diğer askeri personelin ifadesi ile durum netleşince Tabur Komutanının düğünde mi, yoksa görevinin başında mı anlaşılır. Şayet böyle ciddi bir çatışma ortamında askerlerine yardıma gitmeyip makam odasında oturması bile yeterince ağır bir durumdur. Bekleyelim ve görelim...

İki: burada iki küçük anekdot anlatalım ve konuya öyle devam edelim.

Napolyon Rusya’ya saldırdıktan sonra aşırı soğuk bir kış ve Rusların şiddetli savunması karşısında geri çekilmek zorunda kalmıştır. Bunun bu başarısızlığı üzerine herkes Napolyon’a yüklenmek için fırsat kollamaktadır. Bir gün bakanlar kurulu ile bir toplantı yaparken bunu fırsat bilen bir muhalif bakan haritanın karşısına geçmiş ve eline aldığı bir tahta çubukla Rusya haritası üzerinde geniş bir daire çizerek Napolyan’a hitaben:

“Ben olsaydım, böyle saldırır ve Rusları haklardım.”demiş.

Bunun üzerine Napolyon her zamanki zekice cevaplarından birini vermiş:

”Birincisi siz ben değilsiniz. İkincisi Rusya elinizdeki tahta çubukla çizdiğiniz gibi alınıyor olsaydı ben de alırdım. Bu kadar askere ihtiyacım olmazdı. Elimde bir tahta çubukla sizin Rusya’yı işgal ettiğiniz gibi kolaylıkla işgal ederdim.”

Diğer anekdot: ne zaman kahvehaneye gitsem benzer tartışmalar duyarım. Bir ksım vatandaşımızın:“Aslında teröristlerin tamamen bitirilmesini devlet istemiyor. Bak, Cudi’de 100 terörist kuşatılıyor. Şu kadarı ancak öldürülebiliyor. Ben olsam Cudi’nin etrafını şöyle bir çevirir hepsini tek tek imha ederim.” şeklinde süregelen ve insana kabak tadı veren kahvehane siyaseti. Adam hayatında Cudi’yi görmemiştir. Bir askerin taşıdığı yükün üçte birini kendine verip hadi yürü deseniz. Daha 10 dakika geçmeden ayılmaya bayılmaya kalkar. Ama koskoca Türk Ordusunun yaptığını beğenmez.

İki: aynen yukarıda belirtiğim gibidir. Dağlıca’nın arazi yapısını, iklimini blmeden atıp tutmak kolaydır. O tabur komutanı elindeki mevcut askerlerle kimbilir kaç yerde emniyet tedbiri almakta, kimbilir kaç operasyona çıkma veya yol emniyet tedbiri almaktadır. Belki taktik hatalar yapmış olabilir ancak elindeki tüm imkanları kullandığına inanıyorum. Ben elindeki mevcut imkanlarla bizleri o bölgede en iyi şekilde temsil ettiğine inanıyorum.

Üç: bir inşaat işçisinin çalıştığı inşaattaki kaza geçirme riski, bir elektrikçiye çalışırken elektrik çarpması riski, bir şoförün altındaki araba ile kaza yapıp yaralanma veya ölme riski ne ise; bir askerin de düşmanla mücadele ederken şehit veya gazi olması riski de benzerdir. Terörle mücadele de verilen her kaybın illa bir hataya veya ihmale dayandırılması çok saçmadır. Aynı olayı aynı şartlarda tekrar yaşayan bir asker bazen farklı kararlarda verebilir. Eksiklikleri hiç olmaz mı? Elbette olacaktır. Nihayetinde komuta eden de bir insan. O’nunda soğukkanlılığını koruyamadığı, olayın vehameti nedeniyle acele kararlar veripte hata yapması mümkündür. Ama inanın ki Silahlı Kuvvetlerimizin otokontrol sistemi Türkiye’nin hiçbir kurumunda yoktur. Bunda Tabur Komutanının en küçük bir ihmali var ise Silahlı Kuvvetlerimiz gereğini hiç düşünmeden yapar. Böyle 12 askerin şehit olduğu bir olay zaten soruşturuluyordur. Eğer bir ihmal var ise ağır zararlara yol açan emre itaatsizlikte ısrar suçundan derhal gereği yapılır. Bu konuda kimsenin bilmediği duymadığı yüzlerce yasal işlem yapılmıştır. Bu konuda Ordumuza güvenelim.

Dört: Her ne olursa olsun, bir subay birliğini satmaz. Sadece subay değil. Astsubayımız da, uzman çavuşlarımız da satmaz. Birliği teröristlerle çarpışırken kendi saklanacak kadar kahpe değildir.

Beş: PKK’nın kendi yayın vasıtalarından öğrendiğimize göre PKK Dağlıca baskınını büyük bir güçle ve uzun süreli bir hazırlık safhası sonunda yapmış. Sabit bir bölgede uzun süreden beri bekleyen askerlerimizde belli bir süre sonra bıkkınlık ve dikkatsizlik oluşuyor. Bu nedenle terörsitlerin kendi inisiyatifi ile gerçekleştirilen böyle bir baskında zayiat verilmesi kaçınılmazdır. Keşke baskın daha önce farkedilip, bu kadar zayiat verilmese idi.

Altı: aynı baskında öldürülen terörist miktarı yaklaşık olarak 50-55 civarında. Bir o kadar da yaralıları var. O nedenle daha Dağlıca baskını aşamasında şehitlerimizin kanı yerde bırakılmadı. Bazı kaynaklardan aldığımız ciddi bilgilere göre özellikle Kobra helikopterlerinin ertesi sabah kaçan teröristlerin büyük bir bölümüne görerek nokta atışı yaptığı ve teröristlerin önemli sayıda kayıp verdiği bilinmekte. Hatta bunların büyük bir bölümünün fotoğrafları çekilmiş durumda. Ancak bunlar kamuoyu ile niçin paylaşılmadı ben anlamış değilim.

Bunun için her anlatılana ihtiyatla yaklaşmamız gerekir. Şayet ihmal var ise rütbesi ne olursa olsun gereği yapılsın. Palavra bir haber ise, Ordumuzun yıpratılmasına ilk ses çıkaran biz olalım...


Sedat Onar
Go to the top of the page
 
+Quote Post
mesaj 26.05.2008, 11:54
İleti #


Daha iyi hizmet için sitemize destek olabilirsiniz!







FYL Bilgileri

FYL Yolla




Muhabbet.org - Arkadaşlıkların başladığı nokta..

Kore Savaşları
Kore Kahramanlarının Web Sitesi korekahramanlari.org
Erdal Sarızeybek
Emekli Albay Erdal Sarızeybek Sorularınızı Cevaplıyor erdalsarizeybek.com.tr
Go to the top of the page
 
Quote Post

1 kişi bu başlığı okuyor (1 Misafir ve 0 Gizli Üye)
0 Üye:

Collapse

>  Benzer Konular

    Konu Başlığı Yanıtlar Konuyu Başlatan Okunma Son Faaliyet
No New Posts   3 sedatonar 241 10.10.2008 - 17:56
Son İleti: Zeynep Eda Bilgin
No New Posts   4 sedatonar 420 10.10.2008 - 17:53
Son İleti: Zeynep Eda Bilgin
No New Posts   2 sedatonar 245 10.10.2008 - 10:21
Son İleti: Ahmet K.
No New Posts   4 sedatonar 328 08.10.2008 - 02:02
Son İleti: BitmeyenBahar
No New Posts   4 sedatonar 519 06.10.2008 - 01:22
Son İleti: Elanur
No New Posts   4 sedatonar 365 04.10.2008 - 14:45
Son İleti: Emre
No New Posts   4 sedatonar 437 04.10.2008 - 02:30
Son İleti: mavikurt_1453
No New Posts   7 sedatonar 333 02.10.2008 - 18:27
Son İleti: Emre
No New Posts   3 sedatonar 1.499 30.09.2008 - 02:46
Son İleti: Ekmek ve Şarap
No New Posts   6 sedatonar 718 30.09.2008 - 00:15
Son İleti: Elanur
No New Posts   7 sedatonar 666 29.09.2008 - 11:04
Son İleti: Nadire
No New Posts   5 sedatonar 899 29.09.2008 - 02:57
Son İleti: NEFER
No New Posts   0 sedatonar 491 22.09.2008 - 14:35
Son İleti: sedatonar
No New Posts   6 sedatonar 519 20.09.2008 - 23:47
Son İleti: Gebze
No New Posts   3 sedatonar 473 15.09.2008 - 20:31
Son İleti: Emre