|
|
Gerginlere Pasiflora İyi Gelir • Bölüneceksek, Bölünelim mi? • Elveda Rumeli • Pişmanlık Pişmaniye Değildir • Bu Ülke Türkler İstemedikçe Bölünmez • Bu Hamur Daha Fazla Su Kaldırmaz • Olaylar Kontrolden Çıkarsa • Çıktık Düşük Alınla Bu Yıl da Son “Newroz”dan • Boyun Eğmeyiz… • Bir Tek Ben AlışamadımKuvay-ı Zilliye • Nevruz Kışkırtmaları • Nevroz • Dinler Arası Biyolog • McCain Seçilir mi? • Mahmut Şahin Binbaşı’nın Şehadeti • Mağduriyetin Yolu Müdüriyete Gider • United States of Turkey - Son • Bir Şehit Oğlu’nun İlk Gecesi • Fransız Albayın Öpücüğü • Bir Çocuğun Hüzünlü Haykırışları • United States of Turkey • Trene Bakmaya Devam!.. • Haydi Türk Milleti, Beline Kuvvet • Altın Oran • Körler ve Sağırlar Birbirini Ağırlar • Tehlikeli Dönemeç • 1 Mart Dünya Ölüler Günü • Sanal Çuval • Silahsız Kuvvetler Harekatı • Küçük Bizans • Şamar Oğlanı mıyız? • El-Belediyye • Baskın Basanındır • Ulusalcı Terör Örgütü • Kuzuların Cazgırlığı • Akdeniz (Üniversitesi) Akşamları • Bizler Ne İstiyoruz? • Vizyon Sahibi Lidere İhtiyacımız Var • Mağduriyetin Yolu Müdüriyete Gider • Katırlar Tepişirse, Olan Eşeklere Olur • Soros’un Çocukları • Nazım mı, Necip Fazıl mı? • Kuzular ve Soroslar’ın Cazgırlığı • Truva Atı • Hüzün Doluyor İnsan • Ev Alma, Komşu Al • Beni Kahreden Dağlıca • 30 Bin Kişinin Katili! • Adım Adım Korkaklık • Birlik ve Beraberlik • Biz Akıllanmayacağız! • Bu Kaçıncı Bahçe Gördüğüm Tarumar? • Bu Kadarına da Pes! • Emanete Hıyanet • Zincirleme Reaksiyon • Yumurta mı Tavuktan... • Rutin İçi • Kandil’in Rövanşı • Kandil’e Püf De... • Komutayı Kim Devralacak? • Talimat Çankaya’dan • Tek Derdimiz Sigara Kalmıştı! • Yeni Politikalar Üretmeliyiz • Çatışmanın Olmadığı Coğrafya • Kim, Kimi Kuşatıyor? • Babayasa Mahkemesi • Türban Kurbanları • Türbanlıdan İyi Ev Hanımı Olur • Ekonomik Krizin Faturası Kiminmiş? • 3'ncü Viyana Kuşatması • Top Gun • Taraf Ne Tarafta? • Ortak Akıl Hareketi • Acı Çekmek Müslümanların Kaderi mi? • AB, AKP’nin Kapatılmasına Karşıymış… • Gerçek Demokrasi… Ama Ne Zaman? • Biz Kaç Ortak Akıllıyız? • Millet (!) İntihar Bombacısını Anarken… • Ergenekon Madımak Hattı • Demokratlar (!) Bir Türlü Darbe Yaptıramadı • •
![]() ![]() |
25.06.2008, 17:42
İleti
#1
|
|
|
İleti: 479 Konu: 299 Katılım: 18-01 08 Nereden: Emekli Üye No: 15.179 FYL Bilgileri FYL: 283.613 Dolabını Karıştır FYL Yolla |
AB, AKP’nin Kapatılmasına Karşıymış… AKP destekçisi medyanın işi zor. Her gün ne üreteceğim de AKP’nin savunmasını layıkıyla yapacağım diye düşünürken; dünya gerçeklerini görmezden gelip, kendi kendini tekrar tuzağına düşüyor. Anlattıkları kendi taraftarları arasında destek bulsa da dünya realitesini bilen insanların bir kulağından girip, ötekinden çıkıyor. Söyledikleri kendin pişir, kendin ye taktiğine benziyor. Kendin çal, kendin oyna; kendin söyle, kendin dinle çıkmazı… Anayasa Mahkemesi’nde açılan AKP’yi kapatma davası ile ilgili olarak güzide basınımızda hemen hemen hergün: “ABD ve AB, AKP’nin kapatılmasına karşı; AKP kapatılırsa Türkiye’nin ortaklık süreci sona erer; AKP’yi kapatırsanız Avrupa rüyasına elveda deyin tarzı birbirinin tekrarı haberler. Daha ABD’yi de, AB’yi de çözebilmiş durumda değiliz. Adamların mantık kurgusunu kendimiz gibi düşünüyoruz. Karşılaştıkları her olayı bilime ve adalete dayalı olarak çözeceklerini sanıyoruz. Değil… Kesinlikle olamaz da… Avrupalı ve Amerikalı için devletler arası ilişkiler de duygular veya bilim ön planda değildir. Mantık ve emperyalist çıkarlar her şeyin önüne geçmiştir. Kendisine yarar sağlamayacak her oluşum veya gelişime muhalefet eder. Başka ülkeler için insan hakları ve demokrasi isterken, kendi sömürgelerinde hala kölelik düzenini uygularlar. 1994 yılı uzak değil; Türkiye’yi AB’ye almamak için demokrasi olmadığını öne süren Nicolas Sarkozy’nin Fransa’sı ile eli kanlı katil Fahriye Erdal’ı idam var bahanesi ile Türkiye’ye iade etmeyen Guy Verhofstadt’ın Belçika’sının karşılıklı çekişmesi sonucu Afrika ülkesi Ruanda’da 800 bin kişi öldü. Umurlarına taktılar mı? Şu küçücük Belçika, Ruanda’da bedava işgücü sağlamak için kahve tarlalarında çalışmayı kabul etmeyenlere kırbaç cezası verilmesini onayladığında, biz ülke olarak sesimizi çıkarabilmiş olsaydık, şimdi bize laf söyleyebilirler miydi? 1954’de başlayıp 1962 yılında sona eren Cezayir’’in Bağımsızlık Savaşı’nda Cezayir’in yanında yer alıp da; Cezayir’i işgal ettiği 132 yıl boyunca 1,5 milyon insanı katleden Fransa’yı ele güne rezil etseydik, Ermeni Soykırımı Yasa’sını meclislerinden geçirebilirler miydi? Avrupa Birliği nedeniyle zırt pırt Türkiye’ye baskın düzenleyip, öğretmen edasıyla bize İnsan Hakları dersi vermeye kalkan Portekiz Başbakanı Barrasso’ya “Sen ne diyorsun, kardeşim! Siz değil misiniz, emperyalist amaçların için 1961 yılında Angola’da 30 bin kişiyi napalm ile katleden?” sorularını soramıyoruz. Bırakın Hollandalıların Endonezya’da yaptığı katliamın hesabını sormayı, bütün belgeleri ile gün ışığına çıkan 1995 yılında Srebrenitsa’da Hollandalı askerlerin izniyle Sırpların 8500 Boşnak’ı katletmesinin hesabını bile soramıyoruz. Adam gibi olup da, gariban bir Boşnak’ın Uluslar arası Savaş Suçları Mahkemesine dava açmasındaki cesaretin onda biri bizim Dışişlerimizde yok… Ondan sonra da yok Avrupa Parlamentosu AKP’nin kapatılmasını istemiyormuş… Niye istemiyor, diye soran var mı? Avrupa Birliği’nin her dediğini bir santim sapmadan yerine getiren bir partinin iktidardan gitmesini elbette istemezler. Nereye kadar? AKP yerine AB politikalarına körü körüne itaat edecek yeni bir partiyi gözüne kestirdikleri zamana kadar… Zaten, bizde de Avrupa Birliği’nin bizi bile bile oyaladığını bilip de, buna rağmen Avrupa Birliği kapısından ayrılmak istemeyen bu kadar çok politikacı olduğu sürece Avrupalı parlamenterler yok kapatılmaya karşıymış, yok değilmiş oyununu bize oynamaya devam edeceklerdir. AKP yanlısı medya, şayet AKP kapatılırsa Avrupa’nın ne diyeceğini merak ediyorsa ben söyleyeyim: “Avrupa olarak biz din işleri ile devlet işlerinin karıştırılmasına karşıyız. AKP’nin yaptıkları bizim normlarımıza uymaz. Kapatılması demokrasinin selameti açısından iyi olmuştur. Türkiye, İran olmaktan son anda kurtulmuştur.” Eloğlu menfaati söz konusu olunca babasını tanımaz. Avrupalıların ne diyeceği değil, içlerinde gizledikleri maksat önemli. Hani laf değil, niyetin önemli olduğunu anlatan şu fıkra gibi. Kalantorun biri garibanın biriyle kahvede konuşuyormuş. O esnada yoldan gelmekte olan başka bir kalantoru gören bizim kalantor garibana: "Git, şu adamın ensesine bir tokat at, gel yüz liranı al!" demiş… Gariban ne yapsın. Koşup gitmiş, adamın ensesine tokadı patlatıp, özür dilemiş. Pardon birine benzettim demiş… Gelmiş kalantordan yüz lirasını almış. Bir süre sonra aynı adam aynı yoldan geri geliyormuş. Kalantor, fukarayı yine kışkırtmış: Git ensesine tokat at, sana yine yüz lira demiş. Gariban gidip adamın enseye gidip bir daha patlatmış. Tekrar özür dilemiş, tanıdık birine benzettim demiş. Kalantor, biraz sonra yine aynı kalantoru görünce fukarayı tekrar kışkırtmış. Fukara gidip tekrar tokatı vurmuş, bu sefer tokat vurduğu adama yalvarmaya başlamış: "Sen de bu ense, ben de bu fakirlik, şu kahvedeki herifte de bu para oldukça sen daha çok tokat yersin!" Bizde bu ense olduktan sonra, Avrupa’dan devamlı tokat yemeye devam ederiz de farkında olamayız… (Okuyucularımız bilirler. Parti kapatılmasına kesinlikle karşıyım. Bu AKP de olabilir, DTP de… Ama demokrasi görüntüsü altında suç işlenmesine de karşıyım. Yasaların suç olarak belirlediği eylemi yapan ister AKP’li, ister CHP’li, isterse MHP’li olsun, kim yaparsa siyasetten el çektirilip, yargılanması gereklidir. AKP kapatılacağına, suç işlemiş kim varsa milletvekilliği düşürülüp, Yüce Divan’da yargılanmalıdır. Benim görüşüm bu. Yoksa AKP’yi kapatılıp, BKP’yi açarlar, değişen bir şey olmaz.) Sedat Onar |
|
|
|
25.06.2008, 17:42
İleti
#
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
![]() FYL Bilgileri FYL Yolla |
|
|
|
1 kişi bu başlığı okuyor (1 Misafir ve 0 Gizli Üye)
0 Üye:
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||